“Doğal bir cinsel haz duyabildikleri an hastaların nefretinde azalma
görüldüğünü hesaba katmamak olanaksızdı. Bir saplantılı sinircenin
dönüşümce (hystérie) haline gelmesi hastanın duyduğu nefretin azal-
masına yol açıyordu. Eziyetçi sapıklıklar ya da sevişme sırasında kurulan eziyetçi düşler cinsel doyumun artmasıyla doğru orantılı olarak
azalıyordu. Bu gözlemler, daha başka şeyler yanında, cinsel çekim ve
doyumun azaldığı dönemlerde karı-koca arasında beliren çatışmaların
çoğalmasını da açıklıyordu. Aynı şekilde, daha doyurucu bir eş bulduğu
zaman kocanın kabalığının azalmasını açıklamamıza da izin veriyorlardı. Vahşi hayvanların davranışları konusunda soruşturmalar yaptım
ve karıları tok olduğu, cinsel gereksinimleri kaşılandığı zaman kimse-
ye zararları dokunmadığını öğrendim. Boğalar ineklere doğru götürü-
lürken tehlikeli, geri getirilirken kuzu gibiydiler. Cinsel doyum yasaklandığı için, köpekler zincire vuruldukları zaman tehlikeliydi. Böylece,
Sürüp giden bir cinsel doyumsuzluk çeken kişilerin acımasızlığı anla-
şılmış Oluyordu. Bu acımasızlık, örneğin, uçkuru sımsıkı bağlı, dediko-
ducu, ahlakçı kız kurularında açıkça görülür. (Yase notu:çevirmenin öküzlüğü, "cinsel etkinliği olmayan, kendini buna kapatan, ahlaksal yargılardan müzdarip, cinsel etkinliği olan insanları da bu yargılarla bütünleşik olumsuzlayan kadın" diyecek alt tarafı!) Buna karşılık, cinsel doyuma erebilen kişilerin yumuşaklık ve çelebiliği kör kör parmağını gözüne ortadadır. Cinsel doyuma erebilip de eziyetçi kişilik özellikleri taşıyan
bir tek insan tanımadım: eziyetçilik belirtileri gösterdikleri an, alıştıkları
cinsel doyumun engellendiğine kalıbınızı basabilirsiniz. Yaşdönümü evresindeki kadınların davranışları da aynı şeyi gösterir. Yaşdönümü
sırasında en küçük bir kezzaplık ya da akıldışı nefret belirtisi göstermeyen kadınlar vardır. Buna karşılık, kimileri aynı dönemde müthiş kötüleşirler. Bu iki kümenin birbirinden cinsel geçmişleriyle ayrıldıkları kolayca kanıtlanabilir. Ikinci kümeye, ömürleri boyunca doyurucu sevda ilişkisi yaşayamamış, şimdi _bilinçli ya da bilinçsiz olarak- buna yanan, tuttukları cinsel perhize ya da doyumsuz geçen yıllara bakıp acı çeken kadınlar girer. Nefret ve kıskançlıktan yola çıktıkları için her türlü ilerlemenin amansız düşmanı kesilirler. Çağımızdaki genel eziyetçi
yıkıcılık doğal sevisel yaşama vurulan amansız ketlerin sonucudur.
......

Üretken cinsel enerjiler doyumdan yoksun bırakıldıkları zaman nasıl
yıkıcı enerjiye dönüşürlerse, özgürlük ve doyum bulabildikleri anda işte
aynı biçimde yeniden üretken cinsel enerjiye dönüşebilirler.

Sy.143-144”
Wilhelm Reich, Bedensel Boşalmanın İşlevi

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yaşama Sanatı: Dünya Tinsel Geleneklerinde Gündelik Hayatın Estetiği by Crispin Sartwell

po r no grafi